Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Klasik Müzik Etkinlikleri

FAZIL SAY VE ÖZCAN ULUCAN KONSERİ

FAZIL SAY (piyano)

Konser dizimize başladığımızdan beri Fazıl Say her yıl Boğaziçi Üniversitesi’nin konuğu olmakta. Her seferinde önce öğrencilerle söyleşiyor, akşam da geleneksel resitalini veriyor. Ayrıca her seferinde Boğaziçi Üniversitesi’nde ilk seslendirisini yaptığı yepyeni bir çalışma sunuyor. Bu kez dünya müzik tarihinde pek az piyanistin dağarcığına aldığı, ülkemizde ise hemen hiç seslendirilmeyen Beethoven’in “Hammerklavier” sonatını çalacak. Piyanonun bütün mekanizmasını kullanan, yorumcusunu bir saate yakın bir süre içinde kan ter içinde bırakan, karanlıkla ışığın içiçe geçtiği çetin bir yapıt!

Beş kıtada yılda yaklaşık yüz konser veren Say, Diapason, Repertoire ve Rondo, gibi en ünlü müzik dergilerine kapak konusu olmuş, dış basında hakkında 1000’den fazla yazı yayımlandı. Sürekli yeni projelere imza atan, değişik ortamları birleştiren sanatçı, piyanistliği kadar besteci kimliğini de korumakta. “İpekyolu” adlı ikinci piyano konçertosu, “English Chamber Orchestra”, “Moskova Virtüozları” gibi oda orkestralarının yanı sıra, birçok yabancı orkestra tarafından seslendirilmiştir. Fransız Ulusal Orkestrası’nın siparişi üzerine yazdığı yeni konçertosunun dünya prömiyeri ise 2002 Ocak ayında Kurt Masur yönetimindeki bu orkestra tarafından Paris’te yapılmıştır.

Say’ın solist olarak sürekli davet edildiği orkestralar arasında New York Filarmoni, Philadelphia, Detroit, Paris, Milano, Prag, St. Petersburg, Münih, Tokyo, Zürich, Sydney ve Amsterdam Concertgebouw orkestraları yer almaktadır. Katıldığı başlıca festivaller arasında Seattle, Schleswig-Holstein, Ruhr, Montpellier, Menton, Lizbon, Budapeşte, İstanbul ve Montreux Caz Festivali sayılabilir.

Warner Classic International için ürettiği Mozart, Bach, Gershwin, Stravinski ve Çaykovski CD’leri “bestseller” olmasının yanı sıra, Almanya, Fransa ve Avusturya’da “Yılın CD’si” ödülünü almış, ayrıca onsekiz ödüle değer bulundu.

Kendisi için üretilen Bösendorfer marka “bilgisayara endeksli” konser piyanosuyla tek başına dört el seslendirmesi büyük yankılar uyandırdı. Bu projeyle dünya turneleri gerçekleştirmekte.

Fazıl Say, geniş kitleye klasik müziği sevdirmek için Türkiye’nin çeşitli köşelerinde, büyük kent yamaçlarında söyleşili konserler yapması; Nazım Hikmet ve Metin Altıok gibi şairlerimizin anısına oratoryolar yazmasıyla sürekli ilgi odağı olmakta. Klasik müziğin dünyadaki en önemli kavşaklarında çağın önde gelen şef, solist ve orkestralarıyla verdiği konserler ve resitalleri yankılar uyandırıp yeni çağrılara yol açmakta.

1970’te doğan Fazıl Say, piyano eğitimini Ankara’da Mithat Fenmen ve Kamuran Gündemir, Düsseldorf’ta David Levine ile yaptı. 1994’te Avrupa’da “Genç Konser Sanatçıları Yarışması”nı, 1995’te New York’ta aynı başlık altında düzenlenen kıtalararası yarışmada dünya birinciliğini elde etti ve böylece müzik çevrelerinin bütün dikkatlerini üstüne çekti.

Say’ın solist olarak sürekli davet edildiği orkestralar arasında New York Filarmoni, Philadelphia, Detroit, Paris, Milano, Prag, St. Petersburg, Münih, Tokyo, Zürich, Sydney ve Amsterdam Concertgebouw bulunmakta. Bugüne dek Kurt Masur, Norington, Itzhak Perlman, Shlomo Mintz, Yuri Bashmet ve Maxim Vengerov, v.b. gibi sanatçılarla birlikte müzik yapmıştır.

“Uçak Notları” başlıklı kitabı Türkiye’de geniş ilgiyle karşılanmıştır.

ÖZCAN ULUCAN ( keman)

Bulgaristan’ın Şumen şehrinde doğan Özcan Ulucan, çalışmalarına altı yaşında V. Spirov ile başladı ve ilk konserini onüç yaşında, Şumen Filarmoni Orkestrasıyla verdi. Daha sonra Varna ‘D.Hristov’ Müzik Okulunda beş yıl Genevava Burova ile çalıştı. 1989 yılında ailesiyle birlikteTürkiye’ye göç ederek Saim Akçıl’ın öğrencisi oldu.1993 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuarını bitirdi. Aynı yıl Türk Eğitim Vakfı’nın bursuyla Londra’ya gitti, Guildhall Müzik Okulunda Yfrah Neaman ile iki yıl solistlik eğitimi gördü ve 1995’te üstün başarıyla mezun oldu. 1995 ile 1998 yılları arasında, Ankara’da ünlü Rus Kemancı Viktor Pikazyen ile ‘Master’ çalışmasını tamamladı. Bundan sonra Eczacıbaşı Vakfı’nın desteği ile Almanya’ya gitti. Halen solistlik çalışmalarını ve kariyerini Maxim Vengerov ile Almanya’da sürdürmektedir.

Özcan Ulucan, ulusal ve uluslararası bir çok yarışmada ödül kazanmıştır. Bunlar arasında ‘S Obretenov’ Müzik yarışmasında ikincilik (Bulgaristan), ‘J Kocian’ uluslararası Keman Yarışması birincilik (Çekoslavakya), Mimar Sinan Üniversitesi Keman Yarışması üçüncülük (İstanbul), ‘R. Lipizer’ Keman Yarışması ‘En iyi Beethoven Sonat Yorumu’ ödülü (İtalya), ‘W.Gieseking ‘ müzik yarışması birincilik ödülü (Almanya) sayılabilir. 2002 yılının Ağustos ayında ve Maxim Vengerov Keman sınıfıyla Berlin’de düzenlenen ‘young.euro.classic’ Müzik Festivaline davet edilen Ö. Ulucan ‘Konzerthaus-Berlin’ konser salonunda Maxim Vengerov’la birlikte Bach’ın iki keman konçertosunu ve ayrıca Mozart’ın Re-Major, KV 218 Keman Konçertosunu, kendi bestelediği kadanslarla yorumladı. Ayrıca geçen yıl Maxim Vengerov’la birlikte Borusan Filarmoni Orkestrası eşliğinde Mozart’ın Keman ve Viyola için ‘Sinfonia Concertante’’ını seslendirdi. Özcan Ulucan solist olarak ve kızkardeşi piyanist Birsen Ulucan ile birlikte Türkiye, Bulgaristan, İngiltere, Almanya, İsviçre, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde konserler vermektedir. Kasım 2003’te ‘London Proms’ konser dizisi çerçevesinde ‘Royal Albert Hall’ salonunda, Maxim Vengerov ile aynı sahneyi paylaşacaktır.

Program:

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Piyano Sonatı, No.29, Si Bemol Majör, Op.106

1.Allegro

2.Scherzo (Assai Vivace-Presto- Prestissimo-Tempo II)

3.Adagio Sostenuto

4.Largo-Allegro risoluto

ARA

FAZIL SAY (d.1970)

Keman ve Piyano İçin Sonat

1.Giriş ya da Sunu-Melankoli

2.Grotesk

3.Perpetuum mobile

4.Odam Kireçtir Benim

5.Melankoli

JOHANNES BRAHMS (1833-1897)

Keman-Piyano Sonatı No.2, La Majör, Op.100

1.Allegro amabile

2.Andante tranquillo-Vivace

3.Allegretto grazioso (quasi andante)

LUDWİG VAN BEETHOVEN (1770-1827) Op. 106 Si bemol Majör Piyano Sonatı No.29

(Hammerklavier)

Bölümler: 1) Allegro 2) Scherzo (Assai vivace – Presto –Prestissimo – Tempo 1) 3) Adagio sostenuto. Appassionato e con molto sentimento 4) Largo –Allegro risoluto

Beethoven’in 1817-18 yıllarında kısmen Viyana yakınındaki Mödlig köyünde hastalık, parasızlık, davalar arasında bestelediği ve Arşidük Rudolf’a ithaf ettiği 29. Piyano sonatı hem onun, hem de piyano edebiyatının en önemli eserlerinden sayılır. Beethoven 1818’de Londralı piyano fabrikatörü Thomas Broadwood’dan hediye modern bir kuyruklu piyano almış, bestelediği bu sonatın adını da GrosseSonate für Hammerklavier (Çekiç vuruşlu piyano için Büyük Sonat) koyarak asla bir klavsenle çalınmaması gereğini vurgulamış ve 1819’da eseri basacak olan Artaria yayınevine, “İşte şimdi piyanistleri zorlayacak ve 50 yıl daha çalınabilecek bir sonat!” satırlarıyla notaları göndermişti. Gerçekten de Hugo Reimann’ın yazdığı gibi, ‘Yorumcunun çok aşırı teknik ve dayanıklılığını gerektiren, çalgıdan daha önce hiç duyulmamış güçlük ve yapıda tını oluşumlarının istenildiği bu sonatla Beethoven tüm piyano eserlerini aşarak daha önce Op.53 ( No.21) ve Op. 57 (No.23) sonatlarında uyguladığı büyük konser sonatı tipini bu kez dört bölümlü tarzda doruğa ulaştırmıştır.’ Başka hiçbir 19.yüzyıl sonatının boy ölçüşemediği bu eser sonsuz bir okyanusa açılmış, üzerinde sakin bulutlar, altında tutkulu dalgalar arasında ‘füglü bir piyano senfonisi olarak’ yüceliğe erişir. Bu nedenle de 10 yaşındaki –geleceğin büyük piyanist ve bestecisi- Franz Lisz’in ihtirasla çaldığı eseri ünlü şef Felix Weingartner büyük orkestra için senfoni biçiminde düzenlemeyi uygun görmüştü.

Hammerklavier, 19. yüzyılın başlarında Almanları ‘piyano’ için kullandığı terimdir.

Telleri kuş tüyü sapıyla çekilen klavikord ya da klavsen gibi çalgılardan sonra sesi bir çekiç mekanizmasıyla vurularak elde edilen güçlü tınılı, 3 telli –yani aynı sesi veren 3 teli bulunan- ve 6 oktava yaklaşan ses genişliği ile o zaman için yeni bir icattır.. Hammerklavier için Beethoven’in yazdığı 29. sonat dört bölümdür: 1. Bölüm 4/4 lük ölçüde, Si bemol Majör tonda, çabuk (allegro) tonda başlar. Açık, berrak ve güçlü sunulan ana motif kısalığına karşın tüm bölümün özünü aşırı güçlü ritmik akor sıçrayışlarıyla duyurur ve bir üçlü yükselerek tizlerde tekrarlayıp ana temayı oluşturur. Buna yalvarıcı tavırla yükselen bir karşı tema cevap verir. Gelişim kısmı 4 bölmelidir ve modülasyonlu bir geçişten sonra 4 sesli bir fugato sergilenir. Beethoven o yıllarda ünlü not defterine şöyle bir not düşmüş: ‘Si minör, siyah tonalite!’ Bu siyah tonalite Si bemol Majörün aydınlığı ile karışarak yeralır. Coda yine giriş motifinin parçalarıyla hafif ve güçlü seslerin değişkenliğiyle işlenir; uzaktan yakından tınlıyormuş gibi duyurulan uzun bas termola ile yavaşça göner. Ama bölüm bir scherzo’dur ve ilk bölümün güçlülüğüne ve büyüklüğüne karşın tümüyle hafif gibidir. Durmak bilmeyen aceleci ritimde, ama gizemli armonide giderek hızlanır; sonunda başlangıç temposuna (Tempo I) dönerken, arada Si bemol minör tondaki kısım Trio bölmesi olarak kabul edilebilir. Sonda ise yine Scherzo’nun kısa teması bir hayalet gibi yükselir.

Başlıbaşına tüm bir eser gibi görünen ve piyano edebiyatında bir benzeri daha bulunamyan, Hugo Riemann’ın “Beethoven’ın sanatının en yüce tapınağı” diye tanımladığı 3. Bölüm 6/8 lik ölçüde, Scherzo’nun Coda temasına bağlı olarak ama alışılmadık Fa diyez minör tonda girer; Beethoven bu ağır ve özenli, tutumlu (Adagio sostenuto) bölümün tutkulu ve çok duygulu (Appassionato e con molto sentimento) yorumunu istemiştir ve sade formda düzenlenmesine karşın bölüm, gerçekten de çok derin duyguları, hüzünlü bir melankoliyi

İçerir; ama buna kapılıp yenilgiyi kabul etmemek de Beethoven’in düşüncesidir. Çünkü una corda (çekiçlerin günümüzde 3 tel yerine 2 tele vurması için sol pedal kullanımı ki; o zamanın modern piyanosundaki 2 telden birine vuruluyordu) ve mezza voce (yarı sesle) anlatım öngörülmüş, yani alaca karanlık bir atmosfer, gizemli bir belirsizlikte yüzen uzaklık istenilmiş gibidir. Bu nedenle de Appassionata terimini tutku yerine daha çok bir “tam davranış” olarak almak gerçekçi olacaktır. İşte bu havada hemen iki bölmeli ana tema sakin yürüyüşle, koral tarzda bir armoniyle sunulur; tema içinde ikinci bir fikir de içerir. İki kez tekrardan sonra beklenmedik mucize gibi bir aydınlık Sol Majör’de belirir; ama 2 mezur sonra hemen yine eski atmosfere dönülür. Sonra da ikinci fikir gelişir. 2. ve 3. Temalar ise tam sesle ve büyük anlatım gücüyle (tutte le corde con grand’ espressione) duyularak iki değişik tını oluşumu, iki değişik duygu gösterisi sergilenir. Beethoven uzmanı Rus elçisi Wilhelm von Lenz’in “Kolektif ızdırabın mozeleumu” diye tanımladığı 3. Bölümde denge ve sükûnete ancak sonda erişilir… 4. Bölüm ağır ve geniş (Largo) tempoda, ¾’lük ölçüde Si Bemol Majör tondaki giriş bölmesiyle başlar. Doğaçlama benzeri sunulan, kesin tematik oluşumların görülmediği bu bölme bir ara müziği (intermezzo) gibidir ve Beethoven dikkatini, konsantrasyonunu tüm kontrpuan ustalığını sergileyeceği finaldeki büyük füge saklamış görünmektedir: Max Reger’in “Canavar Füg” diye adlandırdığı bu görkemli finalde, ayrıca yorumcuya da parlak bir zeka gösterisi sunabileceği ortamı da olağan dışı tarzda hazırlamıştır: Bu Füg yalnızca bir Barok form, teknik gösteri değildir; başlıktaki “Fuga a tre voci, con alcune licenze” (Belirli özgürlükte 3 sesli füg) tanımıyla Beethoven normal bir füg bekleyen herkesi önceden uyarır. Müzik tarihindeki önemli gelişimlerden biri olan bu finalde etkileyici buluşlar, çoksesliliğin düşüncesi ve yaratılışındaki ustalık, melodik anlatımdaki ve renkli armonideki kudret tek bir bütünlükte, ¾’lük ölçüde, çabuk ve kararlı (Allegro risoluto) tempoda, 16’lık notalarla hep yeni şekiller oluşturarak – bu arada yorumcuya da zor anlar yaşatarak – akan dev bir ırmakta buluşur.

Süre : 50 dakika civarı

Sözlük:

Modülasyon: Geçki, ton değişimi.

Scherzo: Şakacı, nükteli, çalgısal parça. Senfoni yada sonatların üçüncü bölümü

Tonalite: Bir dizinin temel, çeken sese doğru kuruluşu

Sonat: Üç yada dört bölümlü çalgısal yapıt. Canlı bir Allegro, ağır ve duygulu bir Andante, atik ve kıvrak ritimli bir Scherzo ve parlak bir final, örnek bir sonatın bölümleridir. Sonat biçimi, birinci bölüm biçimi olarak (A-B-A) senfoni biçiminide uyarlanmıştır.

Fugato: Füg stilinde bir pasaj.

Füg: Kontrpuan tekniğine dayalı bir besteleme şekli. Ana temanın veya klavuz fikrin taklit yoluyla geliştirilmesi sonucunda biçimlenir.

Coda: Füg, Sonat yada senfoni gibi bir yapıtı bitiren bölüm.

Tremola: Kaygı ve çarpıntı etkisiyle dramatic anlatım yaratmak için aynı seslerin hızla tekrarı.

Trio: Üç çalgı yada üç ses için yazılan müzik. Üçlü. Üçül.

Majör: “Büyük” Dizi, akor ve aralık için kullanılan terim

Minör: “Küçük” Dizi, akor ve aralık için kullanılan terim

Kontrpuan: “Noktaya karşı nokta” anlamında bir müziksel doku. Çok sesli müzikle ilgili bir bilim dalı. İki yada üç eşanlı müzik çizgisinin uyumlu örgüsü.

Sürdin: Ses gürlüğünün azaltılması

Perpetuum Mobile: Sürekli devinim. Yinelenen kalıplarla baştan sona aynı hızı sürdüren müzik parçası.

Solo: Tek, yanlız.

Lied: Bir şiir üzerine yazılmış genel olarak piyano eşliğindeki şarkı. A-B-A formunda yazılır.

KEMAN VE PİYANO İÇİN SONAT (1997)

Fazıl Say bu yapıtını “Arizona Friends of Chamber-Music” derneğinin siparişi üzerine bestelemiştir. İlk seslendirilişi, kemancı Mark Peskanov ve besteci tarafından Arizona’nın Tucson kentinde gerçekleştirilmiştir.

Sonat beş bölümden oluşmaktadır: Giriş ya da “Sunu” ve “Sonsöz” (1. ve 5. bölmeler), “Melankoli” başlığını taşımaktadır. Aradaki üç bölme ise küçük bir Anadolu gezintisi özelliklerini taşımaktadır.

İlk bölme (Melankoli), psikolojik yansıtmalar içeren, duygusal, belki biraz “puslu” bir romantizmi dışa vurur. Belki de “iç dünya”nın anlatımı gibi… Bu bölme, saklı tutulan gizleri bazı “anılar”a dönüştürür. Anılar, daha sonraki üç bölmede biraz daha somutluk kazanır.

İkinci bölme “Grotesk”, bizi eski bir Osmanlı eğlencesine götürmeyi dener. Kanun ve ud renkleri, darbuka ritimleri, birçok makamsal motif, bu bölmeyi ilginç bir “Scherzo”ya yakınlaştırmaktadır. Piyanoda geleneksel çalgıların tını renklerini andırabilmek amacıyla bas seslerini kapsayan tellere konan ağırca bir maddeden yararlanıldığını da not etmeliyiz.

Üçüncü bölmede (Perpetuum mobile) ise rüzgar gibi hızıyla bir “Horon” ele alınıyor ve bu kesintisiz devinim, (bir yandan kemençeye öykünen keman sayesinde) bir folklorik malzemeye götürüyor bizi.

Dördüncü bölme ise yaygın bir türkü olan “Odam Kireçtir Benim” teması üzerinedir. Piyanodaki puslu akorlar üzerinde keman, ezgiyi duyurmaktadır. Daha sonra piyano, “doğaçlama”yı andıran bir “solo”yu yüklenir. Burada bağlama renklerine daha yakın olabilmek için seslendirilen notalar, sol elin tellere bastırılması yoluyla bir çeşit “sürdin” elde edilmektedir.

Bütün bu ara bölmelerden sonra, yeniden bir “iç dünya”ya dönülmektedir: Beşinci bölme ilk bölmenin yinelenişidir (Da Capo).

Sanki “anılar”dan oluşan üç ara bölme, yerini günümüzün “üzgünlüğü”ne bırakıyor…

Keman Sonatı No.2, La Majör Op.100

* Allegro amabile* Andante tranquillo-Vivace * Allegretto grazioso (quasi andante)

Johannes Brahms’ın La Majör Op. 100 Keman Sonatı, sekiz yıl önceki Sol Majör 1. Sonat’ının tam karşıtıdır. Besteci sonatı, 1886 Ağustos’unda İsviçre’de Thun Gölü kıyısındaki şirin Hoffstetten köyünde geçirdiği mutlu günler sırasında yazmıştır ve eser, bu nedenle de bazen Thun Sonatı olarak da anılır. Kısa bir süre sonra Bern’e giden ve sonatı Friedrich Hegar ile prova eden Brahms, eseri Joseph Hellmesberger ile 2 Aralık 1886’da Viyana’da ilk kez çalmıştır.

3/4 lük ölçüde ve La Majör tonda, neşeli cana yakın (Allegro amabile) tempodaki 1. Bölümde, sonatın karekteri önce piyanonun dört ölçülük cümlesinde duyurulur; bu canlı tema keman tarafından bir yankı gibi tekrarlanır. İki kısa girişten sonra keman üçüncü, 21.ölçüde temayı tümüyle ele alır.Daha sonra, Mi Majör tondaki lirik ve güzel ikinci tema, Brahms’ın “Wie Melodien zieht es mir” (İçimden melodiler gibi geçiyor) adlı lied’ine çok benzer ve bu tema da, yine önce piyano, sonra da kemanla, ağır bir valsin ritmik akışında duyurulur.Bu lirik anlatıma karşıtlık oluşuran enerjik ve ritmik bir üçüncü tema ise gelişimde önem kazanır ve bölüm güçlü ve parlak sona erer.

2. Bölüm önce bir lied havasında ve Fa Majör tonda, 2/4’lük ölçüde, ağır ve sakin (Andante tranquillo) tempoda başlar. Brahms daha sonra bu bölmeye karşıtlık oluşturacak, bir scherzo benzeri (quasi Scherzo) canlı (Vivace) tempoda, 3/4’lük ölçüde ve Re minör tondaki bölmeyle sevimli bir hava yaratacaktır. Her bölme de (Andante ve Vivace) üçer kez tekrarlanır.

3. Bölüm, La Majör tonda ve 4/4’lük ölçüde, neşelice ve zarif (Allegretto graziosa) tempoda bir rondodur; ancak üç temanın sunuluşuyla biraz farklılık gösterir. Ezgisel unsurların egemen olduğu bölüm, kemanın kalın teli Sol’de dolgun sonoritede duyurulan melodik temaların karşıtlığıyla daha da güç kazanır. Duygusal derinliği fazla olan final, ustaca geliştirilmiş coda ile sona erer. (Süre 20’)

iletisim :

Bilgi, İletişim ve Kombine Bilet Satışı : B.Ü. Halkla İlişkiler Ofisi Tel: 0 212 359 67 03 – 359 66 09

E-posta : bogazici-pr@boun.edu.tr

Gecelik Bilet Satışı : BÜMED Ön Büro : 0212 287 02 32 / 134 -135 veya 359 66 40 / 134 -135