Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Klasik Müzik Etkinlikleri

KEİKO KURACHİ PİYANO RESİTALİ

KEİKO KURACHİ

Geçen yıl Istanbul Yıldız Teknik Üniversitesince düzenlenen I. Uluslararası Ferdi Ştatzer Piyano Yarışması’nı kazanan piyanist Keiko Kurachi Japonya’da doğdu, dört yaşında piyanoya başladı. Japonya’nın tanınmış eğitmenleriyle çalıştı. 1994’de Toho-Gokuen Yüksek Müzik Okulu’ndan mezun olduktan sonra1998’de lisans eğitimini, 2000’de master eğitimini bitireceği Julliard Müzik Okulu’na girmek için A.B.D’ye gitti. 2000’de Julliard Müzik Okulundan Master derecesini; 2003 Haziran’da Paris’teki Ecole Normale de Musique’den yüksek yorumculuk diplomasını elde etti. Barseleno (İspanya)’da Maria Canals Uluslararası Yarışması’nda madalya, New York (A.B.D)’ta Kosciuszko Kurumu Chopin Piyano Yarışması’nda üçüncülük ödülü, Cincinati (A.B.D)’de düzenlenen Dünya Piyano Yarışması’nda ise beşincilik ödülü aldı.

Sanatçı halen bir yanda ‘Ecole Normale de Musique de Paris’de çalışmalarına devam ediyor bir yandan da Japonya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletlerinde parlak bir solist olarak başarı merdivenlerini tırmanıyor.

Program:

WOLFGANG AMEDEUS MOZART (1756-1791)

Sonat, Re Majör, K.576

I. Allegro

II. Adagio

III. Allegretto

FREDERIC CHOPIN (1810-1849)

Ballad No.4, Op.52

I. Prelude

II. Fugue

III. Forlane

IV. Regaudon

V. Menuet

VI. Toccata

ISAAC ALBÉNIZ (1860-1909)

İberya Süitinden "Evocacion" ve "Triana"

ARA

ALİ DARMAR (d.1946)

Sonat

I. Allegro Anime

II.

III. Molto Vivace

MAURICE RAVEL ( 1875-1937)

Couperin’in Mezarında

I. Prelude

II. Fugue

III. Forlane

IV. Regaudon

V. Menuet

VI. Toccata

Piyano Sonatları

Mozart çalgı müziği, opera ve kilise müziğinin bir ustas olarak veriminin büyük bir bölümünü piyano bestelerine ayırmıştır. Onun 626 eserle son bulan Köchel dizisinin 102 tanesi piyano içindir. Bu piyona eserlerinin 25’i piyano sonatı, 23’ü piyano konçertosu, geri kalanlar ise varyasyonlar, fantezi, füg, rondo ve çeşitli tek tek parçalardır.

Mozart’ın piyona sonatlarının pek çoğunu gençliğinde -35 yaşında öldüğü ve çok genç yaşta olgunlaştığı düşünülecek olursa- 22 yaşına kadar bestelediği görülür. Piyona sonatının yeri onun yaşamında Beethoven’deki kadar önemli olmamaış; bu tür eserlere tüm dikkatini harcamamıştır. İlk gençliğinde büyük bir doğaçlamacı görünen, Viyana yıllarında ise piyano konçertolarına önem veren Mozart, arana bir piyona öğretmeni olduğu için de sonatlarını öğretim amacıyla da yazabilmiş; amatör ve öğrencileri yanında kendi kullanımını da öngörmüş, hatta bazen, bir resim odası için fon müziği olarak da sonat besteleyeilmiştir. Ancak besteleme amacı ne olursa olsun, bu sonatlar hiçbir zaman ikinci kalite müzik olmamıştır.

Bu eserlerin yazıldığı çağda kullanılan klavsen veya klavikordun pianoforte olarak gelişmeye başlaması ve ancak 1820’de Parisli Erard’ın “tekrarlama mekaniği” ile bugunkü modern piyanonun temelinin atılması, Mozart yorumundaki duygulu anlatımı ve tuşe tekniğini elde etmeyi daha da güçleştirmiş; pedal kullanımının doğurduğu zorluklarla da gerçek Mozart yorumu, Clara Haskil’inki gibi aranılan ve güç bulunan bir değer, bir kriter olmuştur.

Mozart’ın ilk piyano eserleri büyük Bach’ın iki oğlunun, Johann Christian ve Carl Philipp Emanuel’in etkisinde kalmasına, hatta ilk piyano konçertolarını onların bestelerinden düzenleyerek yazmasına karşın, ilk sonatlarında Haydn etkili olmuştur. Mozart, ilk piyano sonatlarında onun 1773’de yazdığı altı sonattan esinlenmiş, onun üç bölümlü formunu koruyarak, 1775-75 yıllarında ilk altı piyano sonatını bestelemiştir. Mozart Haydn’dan da üstün bir piyano virtüozu olmasına rağmen, piyano eserlerinin güçlüğü konusunda pek fikir sahibi olamamış, kolay olarak nitelendirdiği KV%/& Re Majör Sonat’ı konser piyanistlerinin denek taşı olmuştur. Bu sonatların formunu hiçbir zaman geliştirmeye yanaşmayan Mozart, üç bölümlü sonat formundan da ayrılmamıştır.

İlk altı sonatını (KV279-84) –Münih’te La Finta Giardiniera Operası’nın ilk temsilinde kendisinden, piyanist olarak bişeyler isteneceğini düşünerek yazdığı sonuncusu dışında- 1774’te Salzburg’da, 18 yaşında besteleyen Mozart o yıllarda, doğal olarak, tek konser piyanisti değildi: Onun en büyük rakibi Paris, Viyana, Berlin ve Mannheim gibi önemli müzik merkezlerinde olağanüstü pasajları ve trilleriyle tanınan, “Herkül” gibi piyano çalan İgnaz von Beecke idi. İlk kez 1775’te Münih’te karşılaşmışlar; Mozart, önüne konulan ve ilk kez gördüğü en karmaşık eserleri hemen hatasız yorumlamış, Beecke ise uçar gibi hızı ve zarifliğiyle ilgi toplamıştı. İkinci kez, 1777’de karşılaştıklarında Mozart, Beecke’ye Si bemol Majör (KV’(!) Sonat’ını çalmış ve izlenimlerini babasına gönderdiği mektupta yazmış, Beecke’nin onu çok iyi ve nazik karşıladığını, Paris için öğütler verdiğini, klavikordunu kullanmasına izin verdiğini, doğaçlamadan sonra ona Si bemol Majör Sonat’ını çaldığını ve Beecke’nin “Bravo” diye bağırdığını; her konuyu konuştuklarını ve beecke’nin Viyana’daki imparatoru çekiştirdiğini; kötü müziğin kendisine dokunmadığını, ama iyi müziğin başını ağrıttığını söylemiş ve eklemiş: “Ne biçim kafası var ki, anlamadığı bir şeyi dinlediğinde başı ağrıyor...”

Mozart’ın son sonatı olan K.576 sayılı sonatı bestecinin en parlak piyano yapıtlarından biridir ve özellikle ustalık ister. “Av” konusu ilk bölümden sonuna dek egemendir. Bir ölçünün diğerini avlamamsı, bir temin diğerini avlaması yapıt boyunca kanoik yapıyla ortaya çıkar. Orta bölümdeki melankolik akış alışılmamış Fa diyez minör tonundadır. Rondo’nun masum görünümü altında son derece ustalıklı bir piyano tekniği sergilenir.

Balad (Ballade) No.4, Fa Minör Op.52

Chopin bu son baladını, diğerlerine göre en şiirseli olarak tanımlar. Bunu ilk kez yazar George sand ve ressam Delacroix’ya çalan Chopin’in esin kaynağı yine Polonyalı arkadaşı Adam Mickiewicz’in bir şiiri olmuştur. Switez adlı bu şiirde, bir kentin ve orada yaşayan insanların büyülü bir göl tarafından yutulması anlatılır. Ancak bu baladda da, diğerleri gibi bir program belirtilmemeiştir. 1842’de Paris’te bestelenen ve Baron Rothschild’e ithaf edilen, diğer üçü gibi fazla romantik olmayan, daha çok fantezinin ve doğaçtan çalışın özgürce değerlendirilişine olanak sağlayan bu sonuncu balad, tüm bu özelliklerine karşın yine de şaşılacak bir bütünlük gösterir.

Piyanistin masalı doğaçtan (emprovize) anlatırmış gibi hülyalı bir tavırla sunduğu rapsodik ve süslü motifi, tüm eseri simgeleyen hüzünlü ana tema yarım sesle (mezzo voce) izler. 29. mezürde gizemli bir melodiyle kesilen tema, sonra dolgun akorlarla tutkulu biçimde gelişir. Hızlı bir kadanstan sonra ikinci lirik bir motif duyulur. Zengin figürlü özgün doğaçlamalardan sonra bölmeler biçiminde beliren ana tema giderek güçlenir. Bu arada, giriş motifi sevimli bir hayal gibi tekrar görünür ve zarif bir kadansla silinir. Finale doğru, fırtına gibi stretto (çabuklaşan) ve agitato (heyecanlı) bölmeler arasındaki beş sakin akor dinlenmeye olanak sağlar; çünkü agitato piyanistin olağanüstü ustalığına sahne olacak, çılgın pasajlarla ve oktavlarla –yine ana temanın parçalarını duyurarak- eser trajik sona ulaşacaktır. (Süre 10’)

ISAAC ALBENİZ (1860-1909)

İspanya’nın Katalonya bölgesinde, Camprodon’da doğan Albeniz piyanist ve besteci olarak, Paris, Leipzig ve Brüksel’de eğitim gördü, Budapeşte’de Liszt’in öğrencisi oldu. 1880’den sonra, yaşamı turnelerle geçti, Avrupa’nın belli başlı müzik merkezlerinde kendi piyano parçalarını seslendirdi. Albeniz’in piyano eserleri, ülkesinin melodik ve ritmik özelliklerini taşır.

İberya

Anımsama- (Evocation)

Sevilya’da Bayram

Triana

El Puerto

El Albaicin

Iberya, 1906-1909 yılları arasında, 4 cilt içinde yayımlanan 12 piyano parçasından oluşur. Bu parçaları sonradan Enriue Arbos ve carlos Surinac orkestraya uyarladılar. Albeniz bu suitte, İspanya’nın şarkılarını, danslarını, atmosferini başarı ile yansıtır. Orkestra suitinin bölümlerinden herbiri, bu ülkenin değişik bir yöresinden esinlenmiştir.

ALİ DARMAR (d.1946)

İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda Verda Ün ile piyano çalışmış, ayrıca Ferdi Ştatzer ve Popi Mihailides’in özel öğrencileri olmuştur. Aynı zamanda İstanbul Eczacılık Yüksek Okulu’nu bitirmiştir. 1974’de Paris’e giderek Nadia Boulanger ve Annette Dieudonne ile özel olarak çalışmış; aynı zamanda Ecole Normale de Musique’e kayıt olarak Germaine Mounier’nin öğrencisi olmuştur. 1976’da Unesco bursu ve 1981’de Fransız hükümeti bursu kazanan Ali Darmar, Ulusal Rueil Malmaison Konservatuvarı’nda BayanTony Aubin’in yönetiminde kompozisyon bölümünü bitirmiş, ardından Ecole Normale de Musique’de Jacques Casterede’in sınıfından yüksek kompozisyon diploması almıştır.

İlk besteleri 1964’de piyano öğretmeni Ferdi Ştatzer’in özendirmesiyle ortaya çıkmıştır. Çalışmaları melodiye dayalı bir yapı içinde, önceki kuşak Türk bestecilerinin birikimi ve Fransa’daki çağdaş akımların etkisinde olup Yeni-Romantizm kavramlarının peşindedir. Rueil Malmaison Ulusal Konservatuvarı gümüş madalyasını kazanan Ali Darmar, 1985 Sevda Cenap And Vakfı Gençlik Şarkısı Beste Yarışmasında Başarı Ödülü almıştır. Bestecinin Orkestra için Sümela ve Metamorfoz adlı yapıtları, “Metroda” adlı bale müziği; piyano için prelüdleri, sonatı; iki piyano için Dans ve Katibim Fantezisi; eşliksiz koro parçaları ve liedleri vardır.

Piyano Sonatının ilk bölümü klasik sonat formunun adımlarını izler: Giriş, serim, yeniden serim ve sonuç olarak belirir. Yer yer atonal ve modal bir karışım gösterir. Lied formundaki (A-B-A) gizemli ikinci bölüm, attaca ile (ara vermeden) üçüncü bölüme bağlanır. Toccatto formundaki bu son bölüm de kendine özgü, stilize bir folklor sergiler. Yapıtın bütününde mistik-lirik bir doku egemendir. (süre: 14’)

COUPERIN’İN MEZARINDA

Prelüd

Forlane

Menuet

Rigaudon

1914-17 arasında piyano için yazılmış, 1919’da orkestra düzenlemesi yapılmıştır. “1915 yılı başlarında askere alındım, müzik çalışmalarıma ara verdim bu yüzden; ta 1917 güzüne, hastaneden çıktığım o günlere değin. İşte o zaman tamamladım Couperin’in Mezarı’nı. Burada, yalnız Couperin’e değil, tümüyle on sekizinci yüzyıl Fransız müziğine olan saygımı dile getirdim.”

Ravel, Yaşamöküsü denemesi adlı altında yazdığı kitapta bunları yazıyor; Couperin’in Mezarı adını taşıyan piayano suitini yazmaya 1914 yılında başladığınıda oradan öğreniyoruz.

1916 eylül’ünün sonunda besteci yaralanarak, Chalonsur-Marne’da hastaneye yatırıldı, Aralık sonuna değin orada kaldı. Çok az bir zaman sonra, annesini yitirdi. Yeniden hastaneye girdi Ravel, 1917 İlkbaharında kesin olarak taburcu oldu, dostu Roland-Manuel’in kayınvalidesinin koruyuculuğunda, ona sığındı. Piyano için altı parçadan oluşan Suit’i o günlerde tamamladı. Suit’in herbir bölümü, cephede ölen arkadaşlarının adını taşır: Prelüd, teğmen Jacques Chorlat’ya, Füg, teğmen Jean Curippi’ye; Forlane, teğmen Jean Deluc’e; Rigaudon, Pierre ve Pascal Gaudin’e; Menuet, Jean Dreyfus’e (yanında kaldığı hanımın oğlu); Toccata, yüzbaşı Joseph de Marliave’a (ünlü piyanist Marguerite Long’un eşi). Eseri ilk olarak 11 Nisan 1919 günü, Paris’in Gaveau salonunda, Marguerite Long seslendirdi. Ertesi yıl Ravel, Suit’in dört bölümünü orkestraya uyarladı, eser bu yeni biçimiyle ve Couperin Mezarı adı altında 28 Şubat 1920 günü, Pasdeloup Konserleri’nde, Rhené-Baton’un yönetiminde seslendirildi. Aynı yılın 8 Kasım günü de, Champs-Elysées Tiyatrosu’nda, bale olarak sahnelendi.

İlk bölüm, kendi içinde dönüp duran bir motifle başlar. Buradaki süslemeler ve bölümün hafif, uçucu dokusu, Fransız klavsen müziğinin, özellikle Couperin’in, Rameau’nun, Scarlatti’nin yazdıklarını çağrıştırır. Armonik örgü ise, yirminci yüzyıl’a özgü nitelikler taşır.

İkinci bölüm, 6/8 zamanlıdır; armonisi oldukça modern yapıda olan bu bölümdür.

Üçüncü bölüm, ¾ zamanlı, geleneksel menuet’lerin havasını taşır. “Pastoral” atmosferdedir.

Dördüncü (son) bölümde ise, bakır üfleme çalgıların coşkulu, alışmadık bir sevinç yüklü, bir tür köy dansını andıran havası karşılar bizi. Orta kesimde, daha ağır tempoda bir “Pastorale” yer alır.

Kaynaklar:

İRKİN AKTÜZE, Müziği Okumak, Pan Yayıncılık, 2003

ÜNER BİRKAN, Dinleyicinin Kitabı, Borusan Kültür Sanat, 2000

EVİN İLYASOĞLU, Çağdaş Türk Bestecileri, Pan Yayıcılık, 1998

iletisim :

Bilgi, İletişim ve Kombine Bilet Satışı : B.Ü. Halkla İlişkiler Ofisi Tel: 0 212 359 67 03 – 359 66 09

E-posta : bogazici-pr@boun.edu.tr

Gecelik Bilet Satışı : BÜMED Ön Büro : 0212 287 02 32 / 134 -135 veya 359 66 40 / 134 -135